İzzet Özen'den Dernek Web Siteleri Üzerine Yazılmış Bir Makale

DERNEK WEB SİTELERİ

Divriği Ovacık Köyü Yardımlaşma Derneği için bir web sitesi kurma işi 27.02.2003 tarihinde o dönem derneğimiz yönetim kurulu üyesi olan Birkan Özcan’ın teşvik ve öncülüğünde İzzet Özen, Özgür Çekem Gürsoy ve Özgür Özdamar’ın bir araya gelmeleri ile kararlaştırılmış ve başlatılmıştır. İlk etapta bir alan adı ve web alanı hizmeti kiralanmış ve bunun üzerinde çalışılmaya başlanmıştır. Daha sonra yukarıda sayılan ekip zaman içinde değişmiş ve çeşitli konularda destek veren yeni genç Ovacıklıların da katılımıyla web sitemiz bu günlere gelmiş bulunmaktadır.

Ovacık Köyü Yardımlaşma Derneği için bir web sitesi kurma işi derneğin kuruluş dönemindeki fikrin çağın en güncel ve en geçerli iletişim kanalı olan internet üzerine uyarlanması gerektiğine inanılarak başlatılmıştır. Bu fikir; baba ocağından kentlere göç eden köylülerin buralarda birbirlerinden kopmamaları, birbirlerine ve kültürüne yabancılaşmamaları ve birlikten kuvvet doğar felsefesine inanmalarıydı.

Web sitemizin kuruluş aşamasından bu günlere gelişindeki deneyimlerimizi, bu işe yeni başlayan veya başlamayı planlayan diğer derneklere örnek teşkil etmesi bakımından paylaşmak istedik.

Öncelikle bir köy için kurulan web sitesinin uzun soluklu ve tutarlı olması için arkasında Ovacık Köyü Yardımlaşma Derneği gibi tutarlı bir kurum olması gerekmektedir. Tabi bir köy derneğinin bu noktaya ulaşması yıllarca sürecek ve bir bayrak yarışı gibi sürekli, elden ele taşınacak mücadeleye ve özveriye dayanmaktadır. Ovacık Köyü Yardımlaşma Derneği bu mücadeleyi 1964 yılında başlatan Ali Rıza Gürsoy ve arkadaşlarını saygıyla anmaktadır.

Bireysel olarak başlatılan köy siteleri çoğunlukla az sayıda kişinin teknik destek sağlaması, maddi yetersizlikler ve siteyi içerik yönünden besleyecek dernek gibi bir kurumun olmamasından ötürü bir fanteziden öteye gidememektedir. Bütün bunların yanında, köylüleri bir araya getirmek isteyen bu tip siteler dernek gibi bir kurumun kurumsal birleştiriciliğinden yoksun olduklarından, site kurucuları ve ziyaretçiler arasında çatışmalar yaşanmasına neden olmakta ve birleştiricilik amacı gerçekleşememekte, aksine küskünlükler doğurmaktadır.

Bir dernek web sitesi kurmak isteyen kurumlar eğer ki dışardan, profesyonel olarak bu hizmeti sunan firmalardan, ücret karşılığı destek almayıp, gönüllülük esasına dayalı olarak kendi içlerinden çıkan kişilerden faydalanıyorsa mutlaka bu işe sahip çıkabilecek, gerekli bilgi birikimine kısmen de olsa sahip bir ekip kurup sorumluluğun ve yükün ekip içerisinde paylaşılmasını sağlamalıdır. Bu konu sitenin kişi bağımlılığından kurtulup hizmette sürekliliğin sağlanması, gönüllülerin çok fazla zorlanmaması ve daha verimli olan kolektif çalışmanın egemen olması bakımından gereklidir.

Ziyaretçiler her ne sitesi olursa olsun düzenli olarak ziyaret ettikleri siteleri her ziyaret ettiklerinde yenilikler görmek istemektedirler. Aslen bu sebepten dolayı statik(durağan) siteler zamanla azalan bir ziyaretçi grafiği sergilerler. Buna karşın dinamik(değişken) siteler ise zamanla yükselen bir grafik sergilemektedir.

Dernek web sitelerinin dinamik hale getirilmesi üç temele dayanmaktadır. Birincisi ziyaretçilerin kendileri tarafından dinamikleştirilen bölümler kurulması, ikincisi web sitesi yöneticilerin, ziyaretçilerin talepleri ve teknolojinin getirdikleri doğrultusunda sitenin yapısında ve tasarımında yaptıkları değişiklikler, üçüncüsü ise sitenin sırtını yasladığı kurumun yaptığı çalışmalardan geri bildirimler şeklinde dönenen bilgi ve medyalardır.

Birinci temel, yani ziyaretçilerin kendileri tarafından dinamikleştirilen bölümler; Ziyaretçi Defteri sayfaları, Chat(Sohbet) sayfaları, Forum sayfaları, Kişisel Bilgi Paylaşımı sayfaları vb. bölümlerdir. Bundan kastım bu sayfalardaki değişkenliği ve bilgi hareketini sağlayan bizzat sitenin ziyaretçileri olduğudur. Bu noktada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus vardır buda ziyaretçiler tarafından sağlanan içeriğin mutlaka bir denetim mekanizmasından geçirildikten sonra yayınlanmasıdır. Aksi halde ziyaretçiler tarafından çok yönlü ve istenmeyen bir çatışma ortamı doğabilmektedir ve bu sonuç neredeyse kaçınılmazdır.

İkinci temel web sitesinin görsellik, işlevsellik ve içerik olarak güncellenmesinden sorumlu olan teknik ekibin kabiliyetlerine ve bilgi birikimine bağlıdır. Teknik ekip ziyaretçi talepleri ve teknolojinin getirdiği yeniliklerden yararlanarak sürekli olarak sitenin tasarımında ve yapısında güncellemeler yaparak ziyaretçilere sürekli yenilikler sunabilmelidir. Bu yenilikler saat, hava durumu, borsa, döviz endeksi, güncel haber bağlantıları gibi birçok farklı web sitesinden takip edilebilecek bilgilerden ziyade o derneğe özgü ve derneğin hitap ettiği topluluğun ilgi alanına yönelik olmalıdır. Aksi halde yapılan çalışmalar sadece boğucu bir kalabalık oluşturmaktan öteye gitmeyecektir.

Üçüncü temel, bence de sitenin dinamik içeriğinin oluşturulmasındaki en önemli konu. Web sitesinin sırtını yasladığı, varlığını borçlu olduğu kurumun yani derneğin, yaptığı çalışmaların geri bildirimlerinin iyi bir ifade ve görsellikle süslenerek dernek faaliyetlerine katılan veya katılamayan ziyaretçilere kısa sürede ve detaylı olarak sunulmasıdır. Bu durum, web sitesi, dernek yönetimi ve site ziyaretçileri arasında bir etkileşim yaratmaktadır. Yani web sitesini takip eden ziyaretçiler dernek yönetiminin yaptığı çalışmaları görselliği yüksek, şeffaf ve hızlı bir iletişim kanalı olan internet üzerinden takip etmekte, derneğe çalışması ve vitrine yani web sitesine yeni bir şeyler çıkarması konusunda baskı yapmaktadır. Ayrıca ziyaretçiler dernek faaliyetleri konusunda fikirlerini beyan ederek katılımcı ve çok sesli bir yapı oluşmasını sağlamaktadırlar.

Bütün bunların yanında ziyaretçilerin web sitesinin içeriğinin oluşmasına katkıda bulunmaları sağlanmalı ve teşvik edilmelidir. Bunun için onların ürettiği, emek verdiği ve hazırladığı çalışmalar siteden teşhir edilerek sitenin daha fazla kişi tarafından sahiplenilmesi sağlanmalıdır.

İZZET ÖZEN
25 Temmuz 2007