"Nasıl Bir Anayasa?" Konulu Paneli Gerçekleştirdik

Konuyla ilgili fotoğraflar için tıklayınız...

Konuyla ilgili videolar için tıklayınız...

    Darbe anayasasından bir an evvel kurtulmak isteyen toplum yeni anayasayı tartışmaya başladı. 20 Kasım 2011 Pazar günü,  derneğimiz, dernek lokalinde “nasıl bir anayasa” konulu panel düzenleyerek yeni anayasa konusundaki sorulara yanıt aradı. Panelde anayasayı genel özgürlükler- katılımcılık ve alevi öğretisi açısından nasıl bir anayasa başlıkları altında değerlendirdik.

    Divriğiye bağlı diğer köy derneklerinin temsilcileride yoğun olarak katılım sağladılar. Panelist olarak katılan Avukat İsmail Hakkı Karaca yeni anayasanın özgürlükler ve katılımcı olmasının yollarına değinirken şu görüşlere yer verdi:  Bu güne kadar ülkemizde yapılan anayasalar halkın taleplerine göre değil dayatma anayasalar olmuştur. Halk olarak hiçbir zaman yapılan anayasalara katkıda bulunamamışız. Anayasalar sürekli devlet merkezli olmuştur, bu sebeplede devleti koruyan bir süreç yaşanmıştır. Mevcut anayasalar devamlı devletin dili olmuş halk kendi dilinden konuşamamıştır. Dolaysıyla halk devleti tartışamamıştır. Buna da asla izin verilmemiştir. Bu haliyle artık çekilmez hale gelen bu anayasanın değiştirilmesi kaçınılmaz olmuştur. Mevcut anayasalar da yargı sürekli vesayet altında olmuştur, özerk hareket edememişlerdir. Yeni anayasa tüm bunlardan kurtarılmış halkı da içinde tanımlayan ve halkın da katılımı ile yeni bir anayasa gereklidir. Üniversiteler, soran sorgulayan özerk bir yapıya sahip olmalıdır. 82 anayasası baskı altında hayır propagandanın suç sayıldığı bir ortamda onaylatılmıştır. Yani dayatılmıştır. Temel hak ve özgürlükler açısından var gibi gösterilmiş “ancak” kelimesi ile de hepsini ortadan kaldırmışlardır. “Ancak devletin güvenliğini sarsıcı olamaz” cümlesi ile tüm hak ve özgürlükler kısıtlanmıştır. Anayasada herkes eşittir der ama herkese eşit uygulama yapılmaz. Ülkedeki her yurttaş kendi anadili ile eğitim yapamaz, bunada eşitlik diyor. Yeni anayasa yapılırken halka sorulmalıdır halkın katılımı sağlanmalıdır. Kadın kuruluşları, gençlik örgütleri, sendikalar vediğer sivil toplum örgütlerinin her kesiminden görüş ve öneri alınması ile katılımcı bir anayasa yapılmalıdır. Gerçek eşitlik temelinde halka hitap eden bir anayasa olmalıdır. Vesayetin olmadığı, yurttaşlık bilincini geliştiren, düşünce özgürlüğünü evrensel tanımı ile tanımlayan bir anayasa yapılmalıdır diyen Karaca daha sonra sorular üzerine federatif yönetimden korkulmamalıdır. Dünyada bir çok ülke fedaratif biçimde yönetilmektedir. Halklar daha özgürdür. Başta, verdiğimiz vergiler olmak üzere, yurttaşların, sorgulayan denetleyen bir yurttaş olmasını sağlayıcı hükümlere yer verilmesi gereklidir yeni anayasada.

    Alevilerin yeni anayasadan beklentilerini ve Alevi öğretisine göre nasıl bir anayasa olması  gerektiğine yönelik görüş belirten Hubyar Sultan alevi kültür derneği başkanı Ali Kenenoğlu ise  şunlara yer verdi: Devleti oluşturan güçler Türk-İslam sentezi üzerinden anayasalar yapmışlardır. Bu anlayış çerçevesine görede mübadeleler yapıldı. Türk İslam olmayanlar gönderilip, Türk ve İslam olanlar getirildi. Sünni inanç üzerine kurulu bir devlet yapısı oluşturulmuştur. Var olanlardan Türk-İslam olmayanlarda bu kalıba sokulmaya çalışılmıştır. Diyanet işleri başkanlığı aşırı önemsenmiş, kurallar ve yasalar diyanetin görüşüne uygun çıkarılmıştır. Alevi kurumlarına bağlı mülkler ve makamlar yok sayılmıştır. Tekke ve zaviyeler kanunu ile aleviler kendini ifade edemez duruma getirilmiştir. Ne imar nede köy kanunlarında aleviler dikkate alınmamıştır. Zorunlu din dersleri ile alevi inançları yok sayılmıştır. Alevilik, Osmanlı dönemine göre Cumhuriyet döneminde daha fazla erimiştir. Alevilere güvenmeyen devlet, son yapmak istedikleri ise devletin kontrolünde bir Alevilik yaratmaktır. Aleviliği kendileri tanımlamak, daha doğrusu asimile etmek istiyorlar.  Tüm bu durumlar karşısın da Alevilerinde duruşlarında devletin yapmak istediğine çanak tutacak yanlış duruş gösterenler var. Devleti korumak adına bilmeden bizim yasaklarımızı korur duruma düşmektedirler. Yeni anayasa ile inançlar özgür bırakılmalıdır sivil hayat bırakılmalıdır. Aleviler olarak kendi taleplerimizi öne çıkarmalıyız. Oysa bunun yerine olmaması gerekenler üzerinde yoğunlaşarak esas talepler ötelenmiş oluyor. Cem evleri, aleviler olarak bizim kimliğimizdir. Cem evlerinin olduğu yerlerde asimilasyona dur denilmiştir. Yeni anayasa ile devlet dinden elini çekmelidir. Devlet din eğitimi vermemelidir. Devlet denetleyici olmalıdır. Bütün inançlar kendi yapılanmasını kendisi yapmalıdır. Ocaklarımız açılmalı, diyanet olmamalıdır. Sünni inançtakileri kendi inançları gereği kuran kursları verebilmeli, bunun yanında Alevilerde cemevlerinde özgürce alevi kültürünü verebilmelidir. Aleviler olarak ezberlerimizi değiştirerek kutsal devlet anlayışından uzaklaşıp, yurttaşlarını koruyan bir devlet yapısı istemeliyiz bu anayasa ile. Bu gün ki iktidar yapmayı planladığı seçmeli din dersi uygulaması doğru değildir, zorunlusunada seçmelisinide istememeliyiz. Her inanç kurumu kendi kültürünü kendisi vermelidir. Devlet Aleviliği tanımlamamalıdır. Aleviliğin tanımını Alevilere bırakmalıdır. Yeni anayasa bu olmazlardan kurtulan tam anlamı ile inanç özgürlüğü sağlayan demokratik bir anayasa olmalıdır. Şeklinde görüş belirten Kenanoğlu sorular  üzerine güvenlik kaygısı içerisinde anayasa talebinde bulunamayız, tersine özgürlükleri esas alan bir noktadan hareketle taleplerimizi iletmeliyiz. Yeni anayasa toplumun her kesimini temsil eden bir meclis ile yapılması uygun olacaktır. Hakların ve özgürlüklerin olduğu bir Cumhuriyetten yana olmalıyız. Demokrasinin olmadığı yerdeki Cumhuriyet halkı değil devleti korur. O nedenle esas olarak demokrasiyi istemeliyiz.

     Panelimiz özetle bu içerikteki konuşmalarla tamamlanmış olup bir çok köy derneği temsilcileri ve konuklarımız panelimizi onurlandırmışlardır.

  PANELİMİZİ ONURLANDIRAN KONUKLARIMIZ:

Cafer ÇELİK     Divriği kültür derneği başkanı

 Mehmet AYDIN DvriğiKült. Drn. Sekreteri

Rıza GÜRÜNLÜ    Divriği Kült. Der. Eski başkanı

Cafer YILDIZ    Divriği Kült. Der. Eski başkanı

Hüseyin GÜLSEVEN Divriği Kül. Der. Eski başkanı

Yahya BAYAR       Divriği gazetesi

Hüseyin YILMAZ Çakmak düzü köyü dernek başkanı

Sadık YILMAZ     Çayören köyü dernek başkanı

Metin YALINCAK Çayören köyü der. Yöneticisi

İlyas ÖZMEN Çakmak düzü köyü der. 2. başkanı

Eyüp DELİPINAR Çakmakdüzü köyü der. Yöneticisi

Nadir Çatar    Pir Sultan Abdal Der. ES. ŞB. Yöneticisi

 Hüseyin TURAN PSAD yöneticisi

Şükrü ULUDAĞ  PSAD yöneticisi

Cemile IŞIK  DKD Kadın kolları

Gülsen ŞENER  DKD kadın kolları başkanı

Pamuk HAKKO  DKD kadın kolları

Nevruz HAKKO   DKD kadın kolları

Ceren Yalçın  DKD kadın kolları

Cemile IŞIK   DKD kadın kolları

Başta panelislerimiz İsmail Hakkı Karaca ve Ali Kenanoğlu ve konuklarımız olmak üzere  etkinliğimize yapmış oldukları katkılardan ötürü teşekkür ediyoruz.

YÖNETİM KURULU